12 Şubat 2009 Perşembe

Ballıkayalar Gezisi

Ballıkayalar kampını anlatmaya bir türlü fırsat olmadı.Araya giren hastalıklar buna engel oldu.Ballıkayalar Gebze'nin Tavşanlı Köyü'ne bağlı bir Milli Park İstanbul Güneşli'den çıkış hesaplarsak 80 Km civarında bir mesafede bu da köprüyü geçtikten sonra 40-50 dk'lık bir süre yapıyor.Tavşanlı tabelasından girdikten sonra yolun sol tarafına doğru geçerek hafif yokuş aşağı bir yolu takip ediyoruz.500 metre gittikten sonra ufak bir köy meydanı var ve burada birkaç kahve ve market var.Market Milli parktan önceki son market, ürün çeşidi olarak zaruri ihtiyaç (ekmek,su,yumurta vs.)dışında pek birşey yok o yüzden önlemi alıpta gelmekte fayda var.Köy meydanında aşağı doğru yolu tabelaları takip ederek yaklaşık 1 km giderek parkın girişine ulaşıyoruz.Park girişinde ahşap bir lokanta,büfe işlevi gören bir işletme var.Alkollü içki satışıda yapıyorlar.Akşam saat 9 civarında gittiğimiz için dere yakınlarında çimenlik bir alana çadırlarımızı kurmayı uygun bulduk.Havanın beklediğimizden güzel olması gecenin bizim için bir dondurucu olmasını engelledi.Ateş başında yapılan yemek,çay,kahve hoş bir muhabbetle birleşince ayrı bir lezzetlendi.Sabah erken kalkıldı.Ateş yakıldı ufak ufak kahvaltı hazırlandı,çadırlar toplandı ve artık çevre inceleme gezisi başladı.Ballıkayalar bir vadi ve ortasından geçen ufak bir dereden oluşuyor.Buraya kaya tırmanışı antremanı içinde gelenler oluyor.Derenin etrafında takip edilebilecek düz bir parkur yok o yüzden sadece trekking yapmak isteyenleri zorlayabilir.Dere kenarından yukarı çalılara doğru tırmandık ve çalıların arasından 1-2 km yürüdükten sonra tekrar dereye doğru içgüdüsel olarak patikalar bularak ilerledik.Dere kenarına indikten sonra dereden karşıya ıslanmadan geçmek için doğal köprüler bulmaya çalıştık fakat ıslanmamak hele de ufak şelalede fotoğraf çektirmek isteğimiz yüzünden mümkün olmadı.Parkur zor olmakla birlikte çok uzun değil fakat tırmanış,çalılıktan yürüyüş ve derede ıslanmayı içeriyor.Denemek isteyenler bunları göze almalı.Yanımıza su almayıp dere suyundan içmemiz bize büyük hasarlar verdi.(Lütfen derenin suyundan içmeyin.)Genel özellikleriyle İstanbul'a çok yakın ve artık eski yoğunluğuyla kullanılmayan sakin bir yer Ballıkayalar çadır+tırmanış+yürüyüş dolu haftasonu bizim için çok zevkli geçti.

28 Ocak 2009 Çarşamba

Dağda Karşılaşılabilecek Tehlikeler ve Korunma Yöntemi
Dağcılık her zaman için belli riskler taşıyan bir spordur. Bu riskler dağcılığın doğasında ve ortamında mevcuttur. Yani dağcılık kontrollü riskler sporudur. Dağcının karşılaşacağı riskler iki ana başlık altında incelenebilir.
a) Dağ ortamından ileri gelen tehlikeler.
b) Dağcının kendisinden kaynaklanan tehlikeler.
Biz daha çok dağ ortamından kaynaklanan tehlikeleri belirteceğiz. Ancak dağcının bilgi, tecrübe, bulunduğu ortamı yargılama kabiliyeti de dağda tehlikeleri engellemek için önemli yere sahiptir.
Dağlarda insanlar olmasa da objektif tehlikeler dediğimiz doğal olaylar devam eder.
Karanlık, fırtınalar, yağış, yıldırım, irtifa etkileri, çığ, taş düşmesi ve aşırı soğuk doğanın kendi içinde var olan ve oluşumları hemen hemen engellenemeyen olumsuz ve tehlikeli doğa olaylarıdır. Dağcılar olarak biz, bu şartları değiştiremeyiz ancak onları tanımak ve uyum göstermekle tehlikeleri en aza indirebiliriz.
Dağlarda karşılaşılabilecek doğal tehlikeler;
Yıldırım / Şimşek Tehlikeleri: Yıldırım genelde sivri uç ve zirvelere düşer. Bunun için sivri zirveler, sırtlar, ağaçlar ve dik kayalardan uzak durmak gerekir. Yağmurdan kaçmak için mağara ve büyük kayaların altına girmek doğru değildir. Mağara içinde yıldırım girişten dikey olarak yere atlıyabildiği gibi duvarları yalıyarak da toprağa gidebilir. Her iki koşulda da duvarlar ile temastan kaçınmalı ve yer ile alta yalıtkan bir malzeme konularak dağcı kendini izole etmelidir.
Açık arazide tek ağaç ve büyük taşlara yanaşılmamalıdır. Islanma pahasına da olsa açıkta ve yere yatarak beklemek en iyi çözümdür. Eğer bu gibi bir durumlarla yükseklerde karşılaşılmış ise aşağı inmeye çalışmak ve sakin olarak düşünerek doğru kararlar alabilmek gereklidir.
Taş Düşmesi: Dağlar sağlam kayalar haricinde çarşak dediğimiz taş tarlalarından oluşurlar. Bu ortamda taş düşmesi son derece sık karşılaşılan bir durumdur. Taş düşürenler sadece dikkatsiz dağcılar değildir.
Dağlardaki donma ve erime olayları da sabah ve akşam saatlerinde özellikle çok taş düşmesine sebep olur. Bu nedenle taş düşmeleri olan yerlerde tırmanışlar her şeyin donmuş olacağı sabahın erken saatlerinde başlatılır. Tehlikeli zeminler erken saatlerde geride bırakılır.
Eğer aşağıya taş düşüren siz iseniz TAAAAAŞ! diye bağırarak aşağıdakileri uyarmalısınız. Taş düşmesi ile ünlü rotalar vardır ve bu rotalara tırmanış saatlerinin buna göre ayarlanması gereklidir. (örnek vermek gerekirse; Kaçkar Büyük Buzul, Erciyes Şeytan deresi gibi...) Ogzala turizmin bu tür bir tehlikeyle karşılaşabileceğiniz parkuru yoktur.
Çığ: Kar olan ve kar yağışı alan her zeminde çığ olabilir. Teorik olarak 18 ile 60 derecelerdeki eğimlerde ve çoğunlukla 30-45 derecelerdeki eğimlerde çığ riski diğer eğimlere oranla çok daha fazladır. Kar kalınlığının artmasıyla toprak ve yüzey arasında ısı farkı oluşur alttaki tabakada ısınan kristaller nemlerini yukarıya verirler ve soğuğun etkisiyle kar örtüsünün belli bir noktasında donarak bilya kar tabakasını oluşturur. buda çığ olayına neden olur.
Gevşek kar çığları, Tabaka kar çığları ve Toz kar çığları şeklinde 3 çeşit çığ vardır. Gevşek çığ: eğim 50 dereceye ulaştığında kar birbirine tutunamaz hale gelir ve yerçekimden dolayı gerilim iç tabakanın dyanıklılığından fazla olduğunda çığ oluşur.
Tabaka kar çığları: sıkışmış kar tabakasının üstünü yağan yeni kar, rüzgar ile sıkışan kar, eridikten sonra tekrar donan yüzey, ve ezilip tabaka kara dönüşen kayak pistleri Tabaka kar çığına yol açar.
Toz kar çığı: çok ender olur ve kurtuluş şansı yoktur saatte 360 km hızla ilerler ve taneciklerin ciğere dolması sonucu ölüm meydana gelir.
Yamacın eğimi, Yamaç profili, yamacın yönü, Toprak ve bitki örtüsü, yeryüzünün genel özellikleri, karın niteliği, hava koşulları, çığı oluşturan sebeplerdir.
Çığ için alınacak tedbirlerin başında sinyal yayan cihazlar gelir. Çığdan korunmak için emniyetli kulvarlardan yürümek, karın yumuşadığı zamanlarda çığ tehlikesi varsa karın donması için geceyi beklemek, çıkışlar için erken saatleri kullanmak, yamaçların dik kesilmemesi, sessiz olmak ve aynı iz üzerini basmak, etrafınıza fırlatacağınız şeylerin (yerinizin kolay tespit edilmesi için) bulunması gerekir. Çığa yakalandığınızda ise herzaman çığın üzerine çıkmaya çalışmak, çığın merkezinden kenarlara doğru kaçmaya çalışmak, kurtulma şansımız kalmadığında ve çığ yavaşladığında cenin pozizisyonu almak, ve fazla enerdji harcamamak gerekir.
Eğer arkadaşımız çığ altında kalmışsa; son görüldüğü yeri tespit edin dağcıya ait herhangibir eşya bulmaya çalışın, ses verin, eğer kazazedeyi bulursanız; solunumu durmuşsa suni teneffüs yapın, vücudunu ani olarak ısıtmayın, çıplak tene sıcak değdirmeyin, ilaç vermeyin, ve hastaneye ulaştırmaya çalışın.
Çığ tehlikesinin en çok gözlendiği zamanlar vardır. Bunlar;
a) Fazla yağış zamanı ve sonrası
b) Fazla yağıştan 1 - 2 gün sonra
c) Havanın sıcak olduğu kış ve bahar aylarında
d) Rüzgar ile kar yığılmasının olduğu zamanlarda
Biz dağcılar için iki tür çığ sözkonusudur. Gevşek kar çığları ve tabaka çığları. Gevşek kar çığının çok az iç tutunması vardır ve şekilsiz bir yığındır. Tek noktadan başlayarak;, hızlandıkça genişler. Yaş ya da kuru olabilir. Yaş karda olması ağırlığı açısından daha ciddidir. Toz kar kazazedeyi boğabilir.
Dik kulvar ve boğazlar, açık , geniş kar yamaçları potansiyel çığ yerleridir. Doğal olarak sırt, kule ve kaya çıkıntıları daha sağlıklıdır. En iyi çözüm ciddi bir kar yağışından sonra 1 - 2 gün sonrasına kadar dağa gidilmemesi veya tırmanış yapılmamasıdır.
Kornişler: Bu oluşumlar sırtların üzerinde rüzgar yönünün tersi yamaçların üzerinde oluşan altı boş kar yığınlarıdır. Rüzgar yönünden görülmeleri zordur ve dikkat edilmezse üzerinden geçerken dağcı ile birlikte kopup düşmesi mümkündür.Buzul Tehlikeleri: Ülkemizde olmamakla birlikte, buzul çatlağına düşme ve serak çökmesi yüksek dağlar için önemli bir tehlikedir. Buzul çatlaklarına düşmemek için dikkatli olmalı ve iple geçiş yapılmalıdır.
Serak, buzullardaki buz kule ve duvarlarına verilen isimdir. Bu buz kuleleri zamanla beraberlerinde tonlarca çığ ile birlikte çökebilirler.
Sis ve Karanlık: Dağlarda çok görülen sis ve bulutlar dağcılar için her zaman problem olmuşlardır. Sis demek görüş kaybı dolayısıyla arazi bilinmiyorsa, kaybolma veya en azından kampın bulunamaması olabilir. Bunun için yanınızda mutlaka harita, pusula gibi yön bulmaya yarayan malzemeler bulunmalıdır.
Güneş: Yüksek irtifalarda güneş yanığı, yüksek UV ve düşük atmosfer yoğunluğu nedeniyle anormal şartlardaki yanıklara göre daha ciddi sonuçlar doğurabilir. Dağlarda özellikle şort ve kısa kollu giysiler kullanılmamalı, dudaklar, kulak, burun, ense ve eller yüksek koruma faktörlü güneş kremleriyle korunmalıdır.
Sıcak Çarpması: Uzun süre sıcak ortamda faaliyet gösterilmesi ile vücudun tükenmesidir. Sıvı ve elektrolit kaybı sonucu kan hacminin azalması ile yorgunluk ve kramp şeklinde kendini gösterir. Bol, mayhoş ve elektrolitli sıvı almak, vücudu havalandırmak veya terlememeye çalışmak sıcak çarpmasını engellemek açısından önemlidir.

Kaynak :www.ogzala.com

27 Ocak 2009 Salı

ÖZGÜRLÜK EMEK İSTER


hayata başlarken
şartları sen koymadın ki.
sana sanal bir dünya
sundular.

gözlerini bağladılar,
seni hep korkuttular,
inanmanı sağladılar.

simdi bir kıyıda durmus
uzaklara bakmaktasın.
heyecanlısın.

okyanuslar bilinmez,
ürkütebilir seni.
uzat elini...
hayat hergün yeniden baslar

aç güzelim saçını,
savursun rüzgar,
aç güzelim saçını,
güneş parıldatsın.
aç güzelim saçını,
yağmur ıslatsın.
dökülsün damlalar
tellerinden.

biliyorum seni saran o çemberi,
biliyorum özgürlük emek ister...

Doğaya en az zarar verecek şekilde kamp yapmanın kuralları
1- Yürüyüşleriniz esnasında daha önce kullanılmış, mevcut patikalardanfaydalanın. Kestirme ve yeni yollar yaratmayın.
2- Mümkün olduğunca ve her zaman daha önce kamp yapılmış alanları kullanın.
3- Tuvalet ihtiyaçlarınızı su kaynakları, patikalar ve kamp yerlerindenuzakta giderin.
4- Ateş yakmak yerine bir ocak kullanın. Ateş yakmanız gerekiyorsa da dahaönce yakılmış yerleri kullanın. Ateşinizin söndüğünden emin olmadan da kampyerinden ayrılmayın.
5- Temizlik ihtiyaçlarınızı su kaynaklarını ve kamp alanını kirletmeyecekşekilde ve çevreye zarar vermeyecek maddeler kullanarak yapın.
6- Çiçekler, çimenler ve diğer bitki örtüsünü, kayalar ve çevre dokusunubozacak, zarar verecek eylemlerden uzak durun.
7- Vahşi yaşama hiçbir şekilde müdahale etmeyin. Çevredeki hayvanları kendihaline bırakın kesinlikle beslemeyin.
8- Sadece kendi çöplerinizi değil, tüm ekibin hatta sizden öncebırakılanları da bir çöp torbasında toplayıp şehre kadar taşıyın.Doğayaverebileceğimiz zararlar dışında kamp yerimizi seçerken başka dikkatedilecek konular da vardır;
1- Ulaşım yoluna yakın olmalıdır. (3-5 Km.)
2- Tehlikeli yerlerden uzak olmalıdır. (Uçurum, yar, bataklık, heyelanbölgesi, açık kuyu, trafo merkezi, askeri atış alanı, yüksek gerilim hattıvb.leri)
3- Su temini kolay olmalıdır.
4- Acil durumlarda sağlık, güvenlik birimlerine ulaşım imkanı veren yerdeolmalıdır.
5- Çok kalabalık ve gürültü olmamalıdır.
6- Yırtıcı hayvan tehlikesi olmamalıdır.
7- Köy, kasaba ve şehir içinde ve piknik alanında olmamalıdır.
8- Gece gündüz arasında büyük ısı fakı olmamalı. Nem oranı düşük olmalı vetavan suyu yüksek olmamalıdır.
9- Yağmur ve sel taşkınlarından korunaklı olmalıdır.
10- Karayoluna yakın olmamalı, yamaç ve bayır olmamalı, düz alanlar tercihedilmelidir.
11- Bahçe ve tarla kenarı olmamalıdır.Kampçılık Malzemeleri
1- Harita : Yanınızda her zaman kuru ve düzgün katlanmış bir bölge haritasıbulundurun.
2- Pusula : Takımın en önemli parçalarından biri olan pusulanızı güvenli biryerde saklamalısınız.
3- Fener : Mümkün olduğu kadar küçük ve su geçirmeyen bir fener kullanın.
4- Dürbün : Mümkün olduğu kadar küçük ve sağlam bir dürbün alın. Dürbününüzsu geçirmez olsa bile, bir naylon torbada saklamayı ihmal etmeyin.
5- İnce Tornavida : Küçük bir tornavida her zaman işinize yarayabilir.
6- İsviçre Ordu Çakısı : Yanınıza aldığınız çakının iyi ve sağlam bıçaklıolması gereklidir. Çakıdaki ek aletler çok faydalıdır, ama dikkatlikullanmazsanız kolayca kırılabilir.
7- Sahan : Küçük bir sahan, kamp yemekleri pişirmek için idealdir.
8- Ocak : Basit ama çok kaliteli bir ocak seçin. Temiz tutmaya vedarbelerden korumaya özen gösterin.
9- Ocak Tüpü : Tüpün çatlak olmamasına ve yakıtın temiz olmasına dikkatedin. Gerekirse yakıtı filtre edin.
10- Su Şişesi : İçindeki su donduğunda metal şişeler kolaylıkla kırılabilir.Plastik şişelerse ateşin yanına konulduğunda eriyebilir.
11- Su Filtresi : Doğal kaynaklardan akan suları içmeden önce mikropları vetehlikeli maddeden yok etmek için, filtre kullanmalısınız.
12- Tabak ve Çanaklar : Plastik ya da tahta tabak ve çanaklar kullanaraksize acı veren ve enfeksiyona yol açabilen ağız yanıklarındankurtulabilirsiniz.
13- Havlu : Büyük bir havluyu küçük parçalara bölerek yüz havlusu veya boyunbağı olarak kullanılabilir.
14- İlkyardım Takımı : Yara ve sakatlanmaları tedavi için, ilkyardımtakımını mutlaka yanınıza almalısınız.
15- Dudak Kremi : Bütün iklimler için gerekli olan dudak kremidudaklarınızın çatlamasını engeller.
16- Güneş Engelleyici Boya : Güneş engelleyici boya içinde parlak güneşışığına karşı, özelikle yüksek irtifalarda son derece gereklidir.
17- Survival Takımı : Doğada bulamayacağımız önemli malzemeleri , survivaltakımını mutlaka almalısınız.
18- Islanmaz Kibrit : Islanmamaları için uçları balmumuyla kaplanan bukibritler doğada işimize çok yarar.
19- Dikiş Takımı : Elbise ve çadırları onarmak için kullanılır.
20- Çadır ve Uyku Tulumu : Her ne kadar onlarsız yapabilseniz de, çadır veuyku tulumları, evinizin rahatlığını doğaya taşır. Çadırınızı ve uykutulumunuzu düzenli bir şekilde toplamayı ve tulumunuzun ıslanmaması içinözen göstermeyi unutmayın.
21- Banyo Takımı : Kişisel temizlik eşyalarınızı özel bir çantada bir aradatutmalısınız. Sabah temizliğinizi yaparken,çantanızı bir yere asarakeşyalarınızın kaybolmasını engelleyebilirsiniz.
22- İmdat Paketi : İmdat paketi diye adlandırılan kutu, metal kapaklı iğnekutusu büyüklüğünde olup kolaylıkla cepte taşınabilir. Sağlam olmasının yanısıra su geçirmez özelliği de bulunmalıdır. Bu kutu ihtiyaç halinde küçük birpişirme kabı ve güneş ışınları ile haberleşme aracı olarak kullanılabilir.
Bir imdat paketinde şu malzemeler bulunur :
Kibrit : Nemden hemen etkilenen ve yanmayan kibritler erimiş mumadaldırılarak izole edilebilirler. Benzer şekilde kibrit kutusunun yan yüzeyide mumlanıp kibritlerle birlikte küçük bir torbaya konur.
Mum : Bakkallarda satılan mumlar iş görür. Mum aydınlanmak için değil,kibrit ile tutuşturulamayan ateşi yakmak için kullanılır.
Düdük : Tiz sesli bir düdük ile tehlike anında yer bildirilir.
Pusula : Basit bir pusula yeterlidir. Önemli olan yürünülen yönü bilmek veyanlış yönde giderek zaman ve enerji harcamamaktır.
Olta & Misina : Su kenarına yapılan yürüyüşler için taşınabilir. İğneler birmantara saplanarak taşınırsa diğer malzemeye zarar vermez.
Çengelli İğne : Kopan düğmeler ve ilkyardım için gerekebilir.
Sargı Malzemesi : 3 cm eninde steril sargı bezi, bir miktar yapıştırıcı bantve 15x90 cm büyüklüğünde bir gazlı bez bulundurulmalıdır.
İlkyardım : Saf suda birkaç küçük tanecik ezilerek iyi bir dezenfektan eldeedilir. Yaralardaki kir bununla temizlenir.
Suyu Dezenfekte Etme : Suyun içine birkaç tanecik atılır ve yarım saatbeklenirse, su mikroplardan arınır. Hafif kırmızı renk zararlı değildir.Durgun sular içilmeden önce mutlaka dezenfekte edilmelidir. Bu iş içinayrıca klor tableti bulundurulabilir.
Ateş Yakma : Yarım çay kaşığı potasyum permanganat ile yarım kaşık şekerkarıştırılarak bir tahta içine oyulmuş çukur içinde karıştırılır ve eldeedilen ısı ile karışım kendiliğinden alev alır.
Karın Renklendirilmesi : Kar üzerinde çok belirgin bir iz bırakma içinbirkaç kristal kar ile karılır.
Şeker : Potasyum permanganat ateşleme için yararlı olacaktır.
Çivi : 10 cm uzunluğunda birkaç çivi taşınmalıdır.
Kağıt & Kalem : Not almak ve ateş tutuşturmak amacıyla saklanmalıdır.